Anasayfa » NLP’nin Varsayımları

NLP’nin Varsayımları

varsay

  1. İletişimin anlamı karşıdan aldığınız cevaptır. İletişimin genellikle bir kişinin başka birisine bilgi aktarması olduğunu varsayarız. Karşımızdaki kişiye iletmek istediğimiz ve bizim için bir anlam ifade eden bir bilgiye sahibizdir ve biz bu bilginin bizim anladığımız şekilde karşı tarafın anlamasını isteriz. Etkin iletişimciler, konuşmaları bitse de iletişim açısından kendisinin sorumluluğunun bitmediğinin farkındadırlar. Onlar, iletişim kurdukları kişinin ne düşünüp söylediği ya da söylemediği ve ya ne söylemek istediğinin farkındadırlar. Çoğunlukla, bu ikisi birbirinden farklıdır. İletişimde karşınızdaki kişinin ne düşünüp söylediği ve nasıl söylediği önemlidir. Bu da karşıdan almış olduğunuz cevaba dikkat etmenizi gerektirir. Eğer aldığımız cevap, istediğimiz tepki değilse istediğiniz tepkiyi alana kadar iletişim tarzınızı değiştirmeniz gerekir.İletişimde, çok sayıda yanlış anlama sebebi vardır. Birincisi, her insanın dilde kullandığı kelimeler farklı deneyimleriyle ilişkilidir. Çoğunlukla, bir kişi için bir anlam ifade eden bir kelime, başkası için tamamen farklı bir anlam ifade edebilir. İkincisi; iletilen bilginin yanında yüz ifadesinin ve ses tonuna dikkat etmemektir. İnsanlar, söyledikleri kelimeler kadar ses tonu ve beden dili ile de tepki verirler. Eskilerin söylediği gibi “Hareketler kelimelerden daha anlamlıdır” NLP bu ikisi arasında bir uyumsuzluğun olduğu durumda hareketlere dikkat etmemiz gerektiğini belirtir.

    2. Harita sahanın kendisi değildir. 

    İyi iletişimciler, tecrübelerini düzenleyen temsillerinin dünyanın bizzat kendisi olmadığının farkındadırlar. Bu noktada, birkaç semantik seviye arasındaki farkı bilmek önemlidir. Birincisi “dünya”. İkincisi; kendi dünya deneyimimiz. Bu deneyim, gerçek dünyanın bir modeli veya haritasıdır ve herkes için farklıdır. Her insan kendine ait dünya modelini oluşturur ve başkalarından farklı bir gerçeklik dünyasında yaşar. İnsanlar direkt dünyayı değil, deneyimlerini kullanırlar. Bu deneyim doğru olabilir veya olmayabilir. Bir kişinin deneyimi gerçek dünya ile aynı yapıya sahipse bu onun faydalı olduğunu ifade eder. Bir kişinin deneyimi, modeli veya dünya temsili onun dünyayı nasıl algıladığını ve kendine göre hangi seçenekleri uygun gördüğünü ifade eder. Birçok NLP tekniği insanların bu dünya temsillerini değiştirmeyi ve gerçek dünya ile paralel hale getirmeyi sağlamaktadır.

    3. Dil deneyimin ikinci temsilidir.

    Kelimeler, sadece insanların ne gördüğünü, ne duyduğunu, ne hissettiğini temsil eden tesadüfi sembollerdir. Farklı dilde konuşan insanlar aynı temsilleri kullanmak için farklı semboller kullanır. Ayrıca, her bir insan, yaşamında kullandığı kelimelerle ilgili olarak kendine özgü şeyler duyar, görür ve hisseder. Bu kelimelerle ilgili olarak başkaları farklı şeyler görür duyar ve hisseder ve farklı anlamlara sahiptir. Eğer bu kelimelerin anlamları karşılıklı ne kadar aynı ise insanlar o kadar iyi iletişim kurarlar. Eğer farklı anlamlar taşırsa iletişimde sorunlar meydana gelir.

    4. Zihin ve beden aynı sibernetik sistem içerisindedir ve birbirlerini etkilerler. 

    Birbirinden ayrı bir beden ayrı bir zihin yoktur. Zihin ve beden bir bütünlük veya “gestalt” (bütünlük) özelliği taşır. Onlar bir bütün olarak hareket ederler ve birbirleri ile etkileşim içindedirler. Sibernetik sistemde bir parçada herhangi bir şey olduğunda bundan başka parçalar da etkilenir. Bir kişinin düşünceleri duygularını, fiziksel şartları da düşüncelerini etkiler. İnsanlar, fizyolojisini veya duygularını değiştirerek düşüncesini değiştirebilir. Veya düşüncesini değiştirerek fizyolojisini veya duygularını değiştirebilir. Bu önermenin önemli bir sonucu, görselleştirme ve zihinsel tekrar, hareketlerin kontrolünü geliştirir.

    5. Gerekli değişiklik ilkesi

    Bir sibernetik sistemde en çok davranışa, seçeneğe veya değişikliğe kısacası esnekliğe sahip olan kimse sistemi kontrol eder. İnsan sibernetik sisteminde kontrol, kendi deneyimlerinin veya başkalarının deneyimlerinin niteliğini aynı anda veya zamanla etkileyebilmek demektir. En çok davranış esnekliğine sahip kişi (örneğin karşısındaki kişiyi etkileyebilme yolları gibi) sistemi kontrol eder. Daima bir seçeneğe sahip olmak, hiç seçeneğe sahip olmamaktan iyidir ya da çok seçeneğe sahip olmak, az seçeneğe sahip olmaktan iyidir. Bu aynı zamanda NLP’nin daha önce belirttiğimiz üçüncü ilkesi ile de ilişkilidir. Bu ilke sonuca ulaşana kadar davranış değişikliği göstermeyi vurguluyordu. Eğer yaptığınız şey sonucunuz için işe yaramıyorsa öyleyse başka bir şey yapmalısınız ve işe yarayan bir şeyler bulana kadar değişiklik yapmalısınız.

    6. Kişinin belirli bir durumdaki davranışı kendisi için o anda en iyi seçimidir. 

    Her davranışın bir yapısı vardır. İnsanların davranışları davranışın meydana geldiği bağlam tarafından tayin edilir. İnsanların dünyayı algılayış tarzları gerçeklik anlayışlarını meydana getirir. İnsanlar kendi gerçekliklerine en uygun davranışı ortaya koyarlar. Bir kişinin iyi veya kötü bütün davranışları aslında içinde bulunduğu bağlama uyarlamadır. Bazı bağlamlarda her şey faydalı olabilir. Davranış, öğrenildiği bağlamda meydana gelen bir uyarlamadır. Başka bir bağlamda bu davranış uygun olmayabilir. İnsanlar, bu durumun farkına varmalı ve uygun olana kadar davranış değişikliği yapmalıdır.

    7. Her davranışın altında olumlu bir niyet vardır. 

    İnsanlar, yaşamlarında bilinçli olarak sahip oldukları en iyi seçeneği tercih ettiklerini düşünürler. Eğer daha iyi bir seçeneğe sahip olurlarsa onu yaparlar. Başka birinin davranışını değiştirmek için ona yeni seçenekler vermek gerekir. NLP bu yeni seçenekleri oluşturmak için bazı teknikler ortaya koymaktadır. İnsanlar, daha fazla seçenek oluşturmaya çalışır ve var olan seçenekleri bağlama uyarlar.

    8. Her davranışın bir kalıbı vardır.

    İnsanlar davranışlarını meydana geldiği bağlamda ve şartlarda anlamaya, değerlendirmeye veya uygun olarak değiştirmeye çalışmalıdır..

    9. İnsanlar yaşamlarında istedikleri değişikliği yapmak için gerekli kaynaklara sahiptir. 

    Önemli olan bu kaynaklara ulaşmanız ve onları doğru bağlamlarda uygun bir şekilde kullanmanızdır. NLP bunu başarmak için çeşitli teknikleri ortaya koymaktadır. Gündelik yaşamda insanlar sorunlarını kavramak için ya da sorunlarını çözecek kaynakları geliştirmek için zaman harcamaya ihtiyaç duymazlar. Onlar sorunlarını çözecek kaynaklara sahiptirler. Yapmaları gereken ise o kaynaklara ulaşıp şu andaki zamana aktarmaktır.

    10. Bir işi bir kişi başarabiliyorsa siz de başarabilirsiniz. 

    Önemli olan nasıl başardığıdır. Eğer bir kişi bir davranışı gerçekleştirme yeteneğine sahipse bu davranışı yapmak sizin için de mümkündür. NLP bu davranışların nasıl yapıldığını ortaya çıkarmak için modelleme tekniğini geliştirmiştir.

    11. İnsanlar hakkında en iyi bilgi davranışlarıdır. 

    İnsanların ne söylediğine dikkat edin fakat daha çok yaptığı davranışlara önem verin. Eğer aralarında çelişki yoksa davranışlara itimat edin. İnsanların söylediklerini değil, davranışsal değişimlerini dikkate alın.

    12. İnsanların davranışları onların kimliği değildir. 

    Bir insanın bir işi berbat etmesi o insanın berbat bir insan olduğunu göstermez. Davranış bir insanın belli bir bağlamda ne hissettiği ne söylediği ile ilgilidir ve kişinin kendisi değildir. İnsanın kendisi davranışından daha büyüktür.

    13. Başarısızlık yoktur, geribildirim (feedback) vardır. 

    İnsanların herhangi bir sonucu başarısızlık çerçevesinde değil de, tecrübe edinme (öğrenme) çerçevesinde görmesi çok önemlidir. Eğer bir kişi bir konuda istediği sonuca ulaşamazsa bu, onun başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu ancak onun bu sonuca ulaşmak için yaptığı çalışmanın uygun olmadığını keşfetmesini sağlar. O zaman başarana kadar davranış değişikliği yapması ve çalışmasını değiştirmesi gerekir. Çünkü aynı şeyleri yaparsak aynı sonucu alırız, farklı bir sonuç istiyorsak farklı bir şeyler yapmamız gerekir.